Evde topraksız tarım denemeleri büyükçe bir saksı içerisine perlit doldurarak hazırlanan düzenek, bu maalede anlatıldığı üzere, ayarladığınız saatlerde istediğiniz süre boyunca sulama da yapabilmektedir.
Malzemeleri temin ettikten sonra düzeneğimizi hazırlamak üzere kilerimin bana ait bölümüne hanımdan azar işitmemek için gazete serdim. Sonra bu gazetenin üzerinde çalışmaya özen gösterdim. Fakat yine de gazeteden taşıp da kilimin üzerine çıktığımız olmuş:)
Otomatik sulama için 12 volt DC ile çalışan, otomobil silecek su deposu motoru aşırı derecede ısındı. Ayrıca aşırı derecede gürültülü çalıştı. Tüm bunlara rağmen bastığı suyun debisi de yetersiz kaldı.
Sulamanın gecenin geç ya da sabahın erken saatlerinde de otomatik olarak çalışacağını düşününce, “ani sıçrayarak uykudan uyanmalar” ve “mutfakta biri mi var?” sendromları yaşamamak için motoru değiştirdim. Gidip bir akvaryumcudan bir motor aldım. Bu motoru dalgıç pompa misali su bidonuna attım doğrudan 220 V vererek çalıştırdım. Hiç ses çıkarmadan bol miktarda suyu pompaladı. İşin garibi bu motor bana diğerinden daha ucuza mal oldu; hem de 220 VAC - 12 VDC 1A adaptöre de gerek kalmadı.
 |
| İlk denediğim motor |
 |
| Bu da ikinci denediğim akvaryum motoru. |
Bu arada saksıyı mutfakta bir masanın üzerine cam kenarına yerleştirdim. Hanım baktı ben bu kadar uğraşıyorum müsaade etti sağ olsun…
Dikkatinizden kaçmamıştır. Akvaryum hortumu ile yaptığım düzeneği iptal ettim, onun yerine yarım parmaklık bahçe hortumu yerleştirdim. Diğer sistemde su istediğim miktarda gelemiyordu. Bu biraz daha iyi oldu. Hem saksının üzerinde birçok malzeme de kalkmış olduğundan görüntü kirliliği de azaldı.
Su deposu olarak 8 ltlik Kalabak suyu şişesi kullandım. Eee o kadar da olacak değil mi? Eskişehir’liyiz Kalabak Suyu içeriz. Şimdi diyeceksiniz ki, “Madem Eskişehir’lisin niye sakaların getirdiği 19lt’lik damacanadaki kalabak suyunu içmiyorsun da gidip marketten bunu aldın?” Haklısınız, aslında günlük kullanımda böyle yapıyorum da otomatik sulama düzeneğinin deposu niyetine kullanmak üzere 8-10 lt’lik şişe lazım olduğu için şehir milliyetçiliği yaparak yine Kalabak Suyu aldım. Bu arada içimi en hoş ve yumuşak içme sularından olan Kalabak Suyu’nun reklamını da yapmış olduk.
Bu fotoğrafta da sulama anı görülüyor. Fidemiz de Allah nasip ederse büyüyünce domates olacak ve sofralarımıza gelecek…
Bu da sulama anında bir kare.
Zamanlayıcıya bağladığım sulama sistemi gayet sessiz ve derinden çalışıyor artık. Fakat saksının ortasındaki kocaman hortum içime sinmedi. Bu nedenle sulama tesisatını yeniden elden geçtim. Bunun için bir hırdavatçıdan terazi hortumu muymuş neymiş o hortumdan aldım.
 |
| Otomatik sulamalı saksımın son hali böyle oldu |
Su giriş ve tahliye yerlerini silikon ve ısıtınca daralan makaron kullanarak su sızdırmaz hale getirdim.
 |
| Sulama anından bir görüntü |
Son not olarak, bu işlemleri Ocak ayında yapmıştım, fakat ancak yazıya dökebildim.
Umarım benim yapmış olduğum denemeler ve geçirdiğim süreçler, böyle bir sistem yapmak isteyene faydalı olur.
Bu saksıda perlit içerisinde domates, biber yetiştirmeyi denemiştim. Fide haline getirebilmiş sonra da bahçeye aktarmıştım.
Hatta patlıcan fidesi dikmiş, 1 adet patlıcan bile almıştım.
Saksı bir kış ve bir yaz sezonu atlattı. Bakıma alma zamanı gelmişti. Ve emektarın son durumu:
Silikonla yapıştırdığım yerler kalkmıştı. Patlıcanın kökleri tel örgüye sıkı sıkı tutunmuş, ben de patlıcanı köklediğimde tel örgünün silikonla yapışmış olan yerleri sökülmüştü.
Saksının içindeki tüm parçaları söktüm, sulama hortumunu da kesip attım. Saksı anadan doğduğu gün gibi çıplak kaldı.
Kaynak site ve sayfa buradadır; teşekkür ederiz.
Yorumlar
FENCİ nin 2011 e DAMGASINI VURAN İCADI
1960 lı Yıllarda Japonların Devlet Desteğiyle Geliştirdiği Topraksız Tarım Tekniğinin 1990 lı Yıllarda İsrailde Uygulanmaya Başlamıştır.
Yıllarca Farklı Yabancı Markalar Adı Altında İthal Edilen Bitki Besinleri Ve Gübreler…
http://youtu.be/tNIKs084kpc Alıntı